İstanbul Fashion Week’12 1.Gün: ŞAFAK TOKUR Defilesi

Merhaba! Geç kalmış postlarımı bir bir yayınlamam lazım… Ne kadar uykusuz kalsam da yapmalıyım bunu :p Biliyorsunuz ki İstanbul Fashion Week için İstanbul’dayım şu anda ve bu satırları İzmir’den farklı bir şehirden yazıyorum, ne heyecanlı 🙂

İFW 2012’nin ilk günü ilk defilesi Karma 1 (Nihan Peker, Songül Cabacı, Ayhan Yetgin) idi. Benim Nihan Peker’den davetiyem olmasına rağmen Çarşamba sabah 08:10’da İstanbul’a iniş yapmam, zorunlu olarak eve geçip hazırlanmam ve malum hep bahsedilen ama benim “Amann yaa ne kadar olabilir ki?” deyip inanmadığım trafik yüzünden geç kalmam sebebiyle bu defileyi kaçırdım 🙁 Eee nasıl başlarsa öyle gidermiş ya 3 gündür ilk defilelere hiç giremedim, ne bileyim, hiç bilmediğim bir şehirde gidiş zamanını hesaplayamıyorum bir türlü, trafik çilesi de cabası…

Bu nedenle yazacağım ilk defile, ilk günün 2.defilesi olan ŞAFAK TOKUR defilesi olacak. (Şimdiden uyarmak istiyorum ki, ne de olsa davetiyem var diye organizasyona basın kartı için başvurmadığımdan dolayı arka sıralara kaldım ve fotoları çok zor şartlar altında çektim, bu nedenle pek düzgün olmadılar 🙁 )

Şafak Tokur lisede resim bölümünü, üniversitede ise tekstil bölümünü bitirerek benim yapmak isteyip de engellendiğim şeyleri yapmış bir insan. Daha önceden fashion week kapsamında karma defilelerde bulunan Tokur’un bu ilk solo defilesiymiş. Kendisi 3 ayrı konseptde, 3 ayrı tema (Deniz, Bağlama ve Zaman) ve renk tonu ile erkek koleksiyonunu tanıttı.

Deniz temasında derinlik ve özgürlük fikirleri ile sportif çizgiler ve mavi rengi ön plana çıkmış.

Tasarımcı, Bağlama temasında geleneksel Türk sazından esinlenmiş ve kahve-krem tonlarını ön plana çıkarmış. Katıldığı 5N1K programında da bu tasarımda babasının saz çalmasından esinlendiğini söylüyor.

3. olarak Zaman temasında ise metropol hayatının karmaşası ve insanların kimlik yarışına gönderme yapılmış ve Siyah-Beyaz renklerden oluşmuş.

Stylingleri çok enteresan bulduğumu söylemem gerek, Modellerin kafalarındaki sazlar ve saatler ilk görüşte herkesi biraz şaşırttı. Ama konsepte oldukça uygun olduğundan ben yadırgamadım. Sonuçta tasarım konularına uygun bir kurgu ve kareografi yaratılıyor, ve bu bir tasarımcıyı “özgün” bir tasarımcı yapan şeydir bence. Sanıyorum sosyal medyada bazı eleştiriler dönmüş. Ben bu eleştirenlerin aksine oldukça dikkat çekici buldum. Sonuçta herkes defilesinde dikkat çekici bir şeyler yapmak zorunda, konsepte uygun olduğu sürece herşey mübah…

ve ve ve söylemeden edemeyeceğim birkaç şey var. Şafak Tokur’la facebook üzerinden görüştük ve kendisini inanılmaz samimi bulduğumu söylemek istiyorum. Kesinlikle egosu tavan yapmış kişilerden oldukça farklı ve sıcak birisi, mesajıma anında dönerek gösterdiği ilgiyle beni çok mutlu etti ve bu ilk solo defilesinde orada olmaktan mutluluk duydum, Tekrar teşekkür etmek isterim 🙂

Son olarak selamlamada ise modellerin arasından hızlı bir giriş ve çıkış yaparak kare alamamama sebep olan bir alçakgönüllülük ve mahçubiyete sahip, (tamamen benim görüşüme ve algıma göre) alkışlar karşısında utanan, asla ne oldum delisi olmayan biri… Kendisini kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum…

Not: Bu arada defilenin kaliteli mi kaliteli fotoğraflarını nette çok rahatlıkla bulabilmeniz mümkündür. Ben buraya kadar gelip o kadar emek vermişken bir yerden alıntı yapmamak ve kendi çektiğim fotoğrafları eklemek istedim, görüntü kirliliği için tekrar affınıza sığınıyorum…

Follow me on…